Sıkça Sorulan Sorular

1) Petrol Nedir?

Petrol sözcügü Latince “Petro” (Tas) ve “Oleum” (Yag) birlesmesiyle olusmustur. Tasyagi anlamina gelir. Petrol, baslica hidrojen ve karbondan olusan ve içerisinde az miktarda nitrojen, oksijen ve kükürt bulunan çok karmasik bir bilesimdir ve yalin bir formülü yoktur. Normal sartlarda gaz, sivi ve kati halde bulunabilir. Rafine edilmis petrolden ayirt etmek için ham petrol diye isimlendirilen sivi petrol, ticari açidan en önemli olanidir. Gaz halindeki petrol, imal edilmis gazdan ayirt etmek için genelde dogal gaz olarak adlandirilir. Yari kati ve kati haldeki petrol ise agir hidrokarbon ve katrandan olusur. Bu türden petrole, özelliklerine ve yöresel kullanimlarina bagli olarak asfalt, zift, katran ve diger isimler verilir. Ham petrol ve dogal gazin ana bilesenleri hidrojen ve karbon oldugu için “Hidrokarbon” olarak da isimlendirilirler.
Ham petrol baslica sivi hidrokarbonlarla, degisen oranlarda çözünmüs gazlardan, katranlardan ve katki maddelerinden olusur. Ham petrolün fiziksel özellikleri genis sinirlar arasinda degisir. Çogunlukla hafif (yüksek graviteli) petroller açik kahverengi, sari veya yesil renkli, agir (düsük graviteli) petroller ise koyu kahverengi veya siyah renklidirler. Yüksek graviteli petrolün rafinajindan çogunlukla benzin, gazyagi ve motorin gibi hafif ve beyaz ürünler, düsük graviteli petrolün rafinajindan ise daha ziyade fuel oil ve asfalt gibi agir ve siyah ürünler elde edilir.
Dogal gaz hafif hidrokarbonlarin bir karisimi olup, ana bileseni metandir. Dünya gaz rezervlerinin yaklasik 2/3 ü ham petrolden ayri olarak (non-associated gas) bulunur. Kalan kismi ise ham petrolle birlikte veya ham petrol içinde çözünmüs halde (associated-gas) bulunur. Dogal gazin bilesenleri Dünyada çok degisken olmakla birlikte, degisen oranlarda baslica metan ve etan ile birlikte dogal gaz sivilari (Ngl's) olarak bilinen propan, bütan ve diger daha agir hidrokarbonlardir. Dogal gaz siklikla isil degerini ve buna bagli olarak ticari degerini olumsuz etkileyen kükürt ve karbondioksit gibi diger maddelerle birlikte bulunabilir. Dogal gazin rezervuar sartlarinda gaz halinde olan hafif bir ham petrol (kondanseyt) ile birlikte bulunmasi ticari degerini arttirir.

2) Petrolün Oluşumu

Tüm dogal hidrokarbonlar organik malzemenin bozunmasindan türemislerdir. Günümüzde oldugu gibi, geçmiste de (milyonlarca yil öncesinde) akarsular, rüzgarlar vs. o zamanin havzalarina (denizlere, göllere) kum, çakil, çamur ve çesitli iyonlar tasimislar ve bu tasinan malzemeler su diplerinde tabakalar halinde gittikçe kalinlasan çökelleri olusturmuslardir. Bu ortamlarda yasayan ve ölen canlilarin (baslica alg ve bakteriler) kalintilari da çökelen bu malzemeye karismislardir. Altta kalan tabakalar, üzerlerine çökelen yeni tabakalarin sebep oldugu büyük basinç altinda sertleserek kaya (sedimanter kayalar) haline dönüsmüslerdir. Bu arada çamurlara karisan canli kalintilarinin içerdigi karmasik hidrojen ve karbon molekülleri jeolojik zaman içerisinde, isi ve basinç tesiriyle parçalanip hidrokarbonlari olusturmustur. Bu sebeple ham petrol ve dogal gaz kömürle birlikte “Fosil yakitlar” olarak bilinir.

3) Petrolün Doğada Bulunuşu

Petrolün oluşumu başlığı altında anlatılan şekilde olusan petrol ve deniz suyu, sikisan çökeller içerisinden damlaciklar halinde sizarak birikebilecegi bosluklar aramis ve bu bosluklarin bulundugu daha gözenekli kayalara (baslica kumtasi ve kireçtasi) dogru hareket etmistir. Petrolün olustugu yüksek oranda organik malzeme içeren kaya (ana kaya) içinden sikisarak, daha gözenekli kayalara göç etmesine “Birincil göç” denir. Daha sonra petrol göç etmis oldugu bu yeni gözenekli kaya içerisinde, sudan hafif olmasi sebebiyle su ve diger basinçlarla yanlara ve yukariya dogru hareket eder.

Gözenekli kaya (rezervuar-hazne kaya) içerisindeki bu göçe “Ikincil göç” denir. Bu sekilde bir kisim petrol yol bulup yeryüzüne ve deniz diplerine sizarken bir kisim petrol de “Petrol kapani” olarak isimlendirilen bazi yer alti yapilarinda birikir, tipki çay bardagindaki çaya bandirilmis bir kesme sekerin gözeneklerinde doymus halde bulunan çay gibi, hazne kayanin çatlak, yarik ve gözenekleri içinde milyonlarca yil sakli kalir. Olusan petrolün kaybi anlamina gelen bu sizintilarin olmamasi, diger bir deyisle petrolün hazne kaya içerisinde kapanlanabilmesi için geçirimsiz bir tabakaya (örtü kaya) gereksinim vardir. Petrolün içinde toplanabildigi kapanlar iki yoldan meydana gelebilirler. Ya tektonik (yerkabugu hareketleri) olaylar sonucunda ya da stratigrafik (tabakalasma) olaylar sonucunda. Petrol kapanlari olusumlarina yol açan olaylara göre isimlendirilir. Her iki olayin da olusumunda etkili oldugu petrol kapanlari vardir.

4) Petrolün Aranması

Petrol aramalarinda uzmanlarin ana hedefinin petrol kapanlarinin saptanmasi oldugu açiktir. Bu nedenle petrol aramalari öncelikle bir jeoloji sorunudur ve özel bilgi ve teknigi gerektirir. Yeraltindaki petrolün varligini dogrudan gösteren hiçbir yöntem yoktur. Petrol aramaciliginda ilk evre, hidrokarbonlarin mevcut olabilecegi jeolojik açidan uygun yerleri tespit etmektir. Bu asamada havadan ve uzaydan çekilmis fotograflardan siklikla yararlanilir. Petrol aranacak yörenin öncelikle sedimanter (çökel-tortul ) kayalardan olusmasi gereginin yani sira, petrol olusturmus olmasi muhtemel ana kayanin, olusan petrolün içinde birikebilecegi hazne kayanin, hazne kayanin içinde petrolü kapanlayip, kaybolmasini önleyecek örtü kayanin varligi gibi hususlar öncelikle göz önünde bulundurulur. Ayrica bölgedeki kaya çesitleri ile bunlarin yayilislarinin, konumlarinin ve jeolojik yaslarinin, yerkabugundaki kivrim ve kiriklarin olusturdugu yapisal sekillerin belirlenmesi, kayalarin çökelme ortamlarinin arastirilmasi gerekmektedir. Bütün bu bilgilerin toplanmasi için koordineli ve entegre bir çalisma gereklidir.

Petrol ve gaz sahalarinin bulunmasi için öncelikle jeolojik etütler yapilir. Bunu yerkabugunun çesitli fiziksel özelliklerini ölçen, basta sismik olmak üzere gravite, manyetik ve rezistivite gibi jeofizik etütler izler. Yeraltindaki hidrokarbon birikintilerini bulmak için en çok kullanilan yöntem olan sismikte; suni bir kaynaktan yeraltina gönderilen ses dalgalari çesitli kayalardan yansiyarak yeryüzüne döner ve jeofon adi verilen aletlerle kaydedilirler. Bu kayitlar karmasik bilgisayar programlari ile islenerek yorumlanir ve muhtemel petrol birikintilerinin yerleri tespit edilir. Ancak yeraltindaki bir petrol ve gaz rezervuarinin mevcudiyeti yalnizca kuyu açarak, üretim yapmakla belirlenebilir. Özetle; jeolojinin laboratuar hizmetleri dahil her dali kullanilarak yapilan çalismalar sonucunda bir bölgenin petrol potansiyeli olumlu görüldügü takdirde, jeofizik yöntemler yardimiyla petrol kapani olabilecek noktalarin tespiti yapilir ve bütün bunlardan sonra tespit edilen noktalarin delinmesi (sondaj) petrol aramaciligi zincirinin son halkasini olusturur.

Yeni bir petrol sahasi bulma ümidiyle açilan ilk kuyuya “arama kuyusu” denir. Bu kuyuda petrol veya gaz bulunursa, kuyu “kesif kuyusu” olarak adlandirilir. Kuyuda petrol ve gaz bulunmazsa “kuru kuyu”, yalnizca su alinirsa “sulu kuyu” diye isimlendirilir. Kesif kuyusundan sonra, ayni rezervuar üzerinde kesfi teyit etmek ve sahanin büyüklügünü belirlemek amaciyla açilan kuyulara “tespit kuyusu” denir.  

5) Petrolün Üretimi

Herhangi bir bölgenin petrol rezervi o bölgenin petrol kaynaklarindan ayri tutulmalidir. Bölgedeki rezervuarlarda bilinen petrol ve gaz miktari “yerinde rezervi” olusturur. Ancak bunun büyük çogunlugunu üretmek mümkün degildir. Petrol yataginin yayilimi saptandiktan sonra hazne kaya içindeki petrolün miktari (yerinde rezerv) ile bu miktarin ne kadarinin üretilebilecegi hesaplanir. Buna “Üretilebilir rezerv” denir. Üretilebilir petrol orani, petrolün niteligine, hazne kayanin gözeneklilik ve geçirgenlik özelligine baglidir. Bu oran ülkemizde, sahalarin niteligine göre, %5 ile %44 arasinda degismektedir. Bu oranlar disindaki petrol yeraltinda kalmakta ve üretilememektedir. Petrol kaynaklari rezervlerden her zaman çok fazla olup; yerinde rezerv, olasi, bulunmamis ve gelistirilmemis rezervlerle birlikte petrol üretilebilecek diger kaynaklari kapsar.

Petrollü alanin büyüklügü ve üretilebilir petrol miktari saptandiktan sonra, bu petrolü yeryüzüne çikarmak için yeteri kadar kuyu açilir. Bu kuyulara “gelistirme kuyusu” veya “üretim kuyusu” denir. Çikarilan petrol boru hatlari ile toplama istasyonlarindaki büyük tanklara, buradan da rafinerilere tasinmaktadir. Ham petrol rafinerilerde çesitli petrol ürünlerine (likit gaz, benzin, motorin, gazyagi, fuel-oil, asfalt, madeni yag vb.) dönüstürülmekte ve bu ürünler akaryakit dagitim organlari vasitasi ile tüketicinin hizmetine sunulmaktadir.

Yeraltinda gözenekli ve geçirgen bir ortamda bulunan hidrokarbonun rezervuardan kuyuya akmasini saglayan temel mekanizmalar; üretimle olusacak basinç düsüsü ile kayaç ve mayi genlesmesi, petrolün içinde erimis halde bulunan gazin basinç düsüsü ile serbest hale gelerek genlesmesi, su itimi ve gravite etkisidir. Petrol yeryüzüne açilan üretim kuyularindan, petrol haznesinin basinci yeterli ise fiskirarak, basinç yeterli degil ise pompalar yardimi ile çikar. Dünyada bu konuda belli basli sistemler; kuyuya gaz enjeksiyonu ile üretim sistemi, hidrolik, atbasi, burgu, elektrikli dalgiç pompa sistemleridir. Dünyada kullanimi en yaygin olan pompa cinsi atbasi pompalardir. Dogal gaz, yeryüzüne tamamen kendi basinci ile çikmakta ve rafineri islemine bagimli olmaksizin daha basit islemlerden sonra dogrudan tüketicinin hizmetine sunulmaktadir. Rezervuardaki hidrokarbonlarin bu mekanizmalarin yardimi ile ve dogal enerjisi ile kuyu içine akmasiyla gerçeklestirilen üretime birincil üretim denir. Ikincil üretim yöntemleri ise rezervuara çesitli mayilerin enjekte edilmesi ile nihai üretimin arttirilmasina yöneliktir. Rezervuarin basincini ve hidrokarbonlarin üretim kuyularina akisini arttirmayi hedefleyerek enjekte edilen maddeler arasinda su, karbondioksit çesitli kimyevi maddeler, buhar ve hidrokarbonlar sayilabilir.

6) Petrolün Özellikleri ve Siniflandirilmasi

Dünyada üretilen petrolün siniflandirilmasinda dikkate alinan en önemli faktörler petrolün özgül agirligi (spesifik gravite), akmazligi (viskozite) ve içerdigi kükürt miktari gibi özellikleridir. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) tarafindan çikarilan ve özgül agirliga bagli API gravite tanimi, bütün dünyada petrolün siniflandirilmasi için genel kabul görmüstür. Gravite, uluslar arasi bir birim olup genelde 10 ile 48 arasinda degismektedir. Gravite petrolün yogunlugu anlamina gelmez. Yogunlukla ters orantili olup formülü asagidaki gibidir:

Petrolün yogunlugu = 141.5 / (131.5 + Petrolün Gravitesi)    
      
Bu tanima göre, düsük özgül agirlikli petrolün API gravitesi   yüksektir.

Petrolün graviteye göre siniflandirilmasi asagidaki gibidir.

Hafif >31

Orta 20-31

Ağır 10-20

Tabii Bitümen <10

Kolay üretilebilir olmasi, tasinabilmesi ve islenebilmesi   sebebi ile günümüzde dünya petrol talebinin %90'i hafif ve   orta petrol ile karsilanmaktadir. Dünya petrol kaynaklarinin   ancak %25'ini hafif ve orta petrol teskil etmektedir.   Dünyada agir petrol rezervleri fazla miktarda Brezilya,   Kanada, Amerika, Rusya ve Venezüella'da bulunmaktadir.   Ancak, agir petrolün tasinmasi ve mevcut rafinerilerde ham madde olarak kullanilmasi için iyilestirilmesi gerekmektedir. Agir petrol kaynaklarinin ortaya çikarilmasi, iyilestirilmesi ve sahalarin gelistirilmesi ek maliyet getirmektedir.

Ham petrolün üretilmesinde ve islenmesinde önemli bir diger faktör de akmaya karsi direnç olarak tanimlanan viskozitedir. Düsük viskoziteli petrollerin üretimi, tasinmasi, islenmesi daha kolay ve ekonomik oldugundan dünya ticaretinde bu tür petroller tercih edilmektedir.

Petrol, içerdigi kükürt miktari açisindan da siniflandirilir. Bu konuda belirlenmis kesin sinirlar yoktur. Bununla birlikte, genelde kükürt yüzdesinin %0,5'in altinda olmasi durumunda, petrol kükürtsüz (sweet) kabul edilir.

Dogal gazda ise ürün standardi, gazin isil degerine bagli olarak belirlenmektedir.

7) Türkiye'nin Jeolojik Durumu ve Petrol Potansiyelimiz

Ülkemiz cografi durumu itibariyle, petrol zengini Ortadogu ülkelerine çok yakin bir konumda bulunmaktadir. Bu konum ilk bakista, bizde de zengin petrol ve gaz yataklari olmasi gerektigini düsündürmektedir. Ancak cografik yakinligina karsin, Türkiye'nin büyük bir bölümünün Alp-Himalaya Dag Kusagi üzerinde bulunmasi nedeniyle ülkemizin jeolojik konumu komsularimizdan çok farklidir. Söyle ki, bu kusak, jeolojik geçmisi boyunca birçok kez deformasyona ugramis ve olabilecek petrol yataklari büyük ölçüde tahrip olmustur. Dikkat edilirse, Avrupa ortalarindan Güneydogu Asya'ya kadar uzanan bu kusak üzerinde önemli sayilabilecek petrol sahalari yoktur. Arap yarimadasi ile Irak ve Iran'daki büyük petrol sahalari ise Alp–Himalaya Dag Kusagi disinda kalan alanlarda bulunmaktadir.

Ülkemizdeki petrol üretiminin tamamina yakini Güneydogu Anadolu Bölgesi'nden saglanmaktadir. Bu bölgemiz Alp–Himalaya Dag Kusagi'nin hemen güneyinde bulunmakla birlikte onun disinda kalir ve jeolojik olarak Arap Levhasi'na dahildir. Ancak bu bölgemiz dahi, jeolojik olarak, Arap Yarimadasi'na bire bir benzemez ve o yüzden bizdeki petrol sahalari çok daha küçüktür.

Ülkemizin jeolojik yapisi söz konusu ülkelere göre daha farkli ve karmasik olup, fazla miktarda kirilmalara ugramistir. Komsu ülkelerde petrol üretimi yapilan formasyonlarin önemli bir bölümü veya benzerleri Güneydogu Anadolu bölgemizde de yer almaktadir. Ancak bu formasyonlar çogu yerde yeraltinda degil yüzeyde yer almalari sebebiyle atmosferik ve meteorik kosullara açik durumda bulunduklarindan hidrokarbon depolanmasi yönünden elverisli degildirler. Bu durum petrol potansiyelimizi olumsuz etkilemis olup, kesfedilen küçük ölçekteki petrol sahalari ise kisa bir üretim safhasini takiben hemen suya dönüsebilmektedir.

Güneydogu Anadolu Bölgesi'ndeki yeni ve daha derin rezervlerin arama çalismalari devam etmektedir. Bunun disinda, diger bölgelerimizde ve Alp tektonizmasi sonrasi gelismis genç havzalardaki arama çalismalari da sürdürülmektedir. Ülkemizin gerek karmasik, çok kivrimli ve kirikli jeolojik durumu, gerekse petrol ihtiva edebilecek sedimanter basenlerin çoklugu göz önüne alindiginda, arama faaliyetlerinin çok düsük düzeyde oldugu açiktir. Bugüne kadar yapilan faaliyetlerin büyük kismi Güneydogu Anadolu ve Trakya bölgelerinde yogunlasmis, Bati Karadeniz, Tuz Gölü ve Adana bölgelerinde yapilan çalismalar ise bu bölgelerin hidrokarbon imkanlari hakkinda kesin sonuçlar elde etmeye yetmemistir.

Türkiye'de diger basenlerde yapilan çalismalar ise yok denecek derecede az veya hiç yoktur. Oysa Türkiye'de Piliyosen yasli genç çökellerden olusan basenlerden, Paleozoyik yasli eski basenlere kadar her jeolojik yasta sedimanter basenler mevcut olup, bu basenlerin hidrokarbon tasima imkani vardir. Fakat simdiye kadar, Trakya Bölgesi haricinde ümit vaat eden bir kesif yapilamamistir. Diger taraftan kara alanlarina göre oldukça pahali yatirimlar gerektirmesi sebebiyle önceki yillarda sinirli sayida sondaj çalismalari yapilabilen denizlerimizde, özellikle Karadeniz'de önemli rezervler olabilecegi düsünülmektedir.

8) Dünya'da Petrol

Bugün çesitli kaynaklardan, insanligin petrolle tanisikliginin ve çesitli amaçlarla kullaniminin binlerce yil öncesine kadar uzandigi bilinmektedir. Söz konusu kayitlardan, M.Ö. 3200 yillarinda Mezopotamya'da insaatçilikta harç katki maddesi, gemicilikte yalitim ve kalafatlama malzemesi olarak; yine tarihi kayitlardan M.Ö. 300 yillarinda, Misir'da mumyalama islerinde, asfaltin kullanildigi ögrenilmektedir.

13 üncü yüzyilin sonlarinda yakin ve uzak doguya seyahat eden Marco Polo, Baku'de sivi asfalti tasvir etmis, uzak doguda petrolün ufak ölçüde de olsa ticari bir mal gibi muamele gördügünü, hatta bu petrolün hayvan derisinden yapilmis tulumlarda tasindigini zikretmistir.

Öte yandan petrolün yanici özelliginden yararlanma yönündeki kullanimi da çok eskilere uzanmaktadir. Milattan önce Çin'de, Milattan sonra Roma, Iran ve Yunanistan vb. Ortadogu ve Avrupa ülkelerinde ham petrolden aydinlanma malzemesi olarak oldukça yaygin bir sekilde yararlanildigina iliskin kayitlar bulunmaktadir.

Kolay yanma özelligi, bugün oldugu gibi eski çaglarda da, petrolün ayni zamanda bir silah olarak kullanimini mümkün kilmistir.

Petrolün, Amerika kitasinin kesfinden önceki sakinleri tarafindan da bilindigi bugün yapilan arkeolojik arastirmalar neticesinde anlasilmaktadir. Kizilderililerin mabetlerinde yanan mesalelerin petrolle karisik olduguna muhakkak nazari ile bakilmaktadir.

20 nci yüzyila damgasini vuran petrolün bir sanayi kolu olarak dogusu 19 uncu yüzyilin ortalarina rastlamaktadir. 1800 lü yillarin ortalarinda Kanadali Abraham Gesner'in dogal olarak yeryüzüne sizan petrolden gazyagi rafine edisi, petrol sanayiinin dogusunu simgelemektedir. Gerçekte gazyaginin üretilisi, aydinlanma alaninda tam bir devrim olmus ve gazyagina kisa sürede büyük talep dogmustur.

Gazyaginin üretilmeye baslanmasi ile birlikte hizla gelisen ham petrol talebi, dogal olarak yeryüzüne çikan petrolün olusturdugu kaynaklarin disinda petrol üretilmesi ihtiyacini dogurmus ve böylelikle petrol sanayiinin yeni bir cephesi ortaya çikmistir.

Dünyada ticari amaçli ilk petrol arama faaliyeti “Pennsylvania Rock Oil Company” isimli bir sirket tarafindan 1850 li yillarin sonlarina dogru ABD nin Pennsylvania eyaletinde gerçeklestirilmistir. O yillarda su pinarlarindan habbeler halinde ve tuz kuyularina sizinti halinde gelen “Kaya Yagi” olarak adlandirilan petrol, kumasa emdirilerek toplaniyor ve ilaç olarak kullaniliyordu. Ayni zamanda aydinlatmada kullanilabilecegi biliniyordu. O tarihlerde nebati yaglardan baska, kömürden elde edilen yaglar ve pahali tesis gerektiren havagazi aydinlanmada kullaniliyordu.

Bol miktarda kaya yagi bulunmasi halinde aydinlatma piyasasinda bunu yayginlastirarak Amerika'yi aydinlatmayi ve kendilerini de zengin etmeyi tasarlayan George Bissel ve iki ortagi, zamanin en yetkili bilim adamlarindan Yale Üniversitesinde kimya profesörü Benjamin Silliman Jr. dan kaya yaginin analizini isterler. Amaçlari ünlü bir profesörün verecegi rapor ile kamuyu etkileyerek kurmayi düsündükleri sirkete yeterli parasal kaynak temin etmekti. Analizler damitma sonucu çok iyi aydinlatma niteligi olan gaz yaginin elde edilebilecegini gösteriyordu. Ortaklar bu raporu yayinlayarak büyük ilgi gördüler ve kurduklari “Pennsylvania Rock Oil Company” adli sirket için gerekli olan parasal kaynagi temin ettiler. Avukat George Bissel 1856 da New York'ta bir eczanenin vitrininde ilaç olarak satilan kaya yagi sisesinin üzerindeki etikette tuz sondaji kulelerini gördü. Tuz sondaji Çin'de 1500 seneden beri kullanilmakta ve 1000 m. derinlige kadar inilmekte idi. Metot 1830 da Avrupa'ya getirilerek uygulanmaya baslanmisti. 1857 de ortaklardan bankaci James Townsend, Edvin L. Drake ile tanisir ve bu kisi ile kaya yagi hakkinda konusurlar. Demir yollarinda kondüktör olarak çalismakta olan ve daha önce çok çesitli islerde çalisan Drake, tuz sondaji metodu ile petrol bulma isini becerebilecegi kanisina varir ve sirketin hisse senetlerinden bir miktar satin alir. Ortaklar Drake'e Pennsylvania'ya giderek petrollü su kaynagi olan bir araziyi seçerek ruhsatla kapatmak görevini veririler. Sirket sahipleri Titusville çevresindeki yetkililere yazdiklari tanitma mektuplarinda önemli kisi görünümü vermesi için Drake'i Albay Drake olarak tanitirlar ve bu çok yararli olur. Drake Pennsylvania'nin Titusville kasabasinda Petrol Deresi'nin (Oil Creek) üzerinde bulunan bir çiftlikte ruhsat alir. Bu arazideki su kaynaklarindan günde 6 galon petrol toplanabilmektedir. Sondajla bol petrol çikarabilecegine iyice inanan Drake, ortaklarina durumu anlattiktan sonra sondaj için bir buhar makinesi yapmaya baslar. Bu arada William A. Smith adinda bir demirci ile sondaji yapmak üzere anlasir. 1 Mayis 1858 tarihinde sondaja baslanir. Ancak sondaja baslandiktan kisa bir süre sonra sirketin parasal kaynaklari tükenir. Banker Townsend 1859 yilinin Agustos ayi sonlarinda Drake'e sondaji birakmasi talimatini gönderir. Drake bu mektubu henüz almamis ve Agustos'un 27 si Cumartesi günü ögleden sonra kuyu 69 feet'te (21 m.) delinirken sondaj bir çatlak bosluguna düser ve 15 cm. Daha kayar. Hafta sonu için sondaj durdurulur. Pazar günü kuyuyu kontrole gelen sondör William borudan asagiya baktiginda siyah bir sivi görür. Pazartesi günü Albay Drake kuyuya geldiginde çevrede ne kadar bos varil, kap varsa petrolle dolu oldugunu ve William ve yardimcilarinin bunlari dikkatle korudugunu görür. Kuyuya bir emme basma su pompasi monte eden Drake elle petrol çikarmaya baslar. Böylece dünyada ilk kez yer altindan petrol üretimi gerçeklestirilmis olmaktadir. Drake'in bu basarisi petrol sanayiinde gazyaginin üretiminden sonra ikinci devrimi olusturmaktadir.

Petrolün sondaj yapmak suretiyle üretilebileceginin görülmesi, kisa sürede ABD de petrole hücum hareketini baslatmistir. Birçok is adami bu yeni is kolunda yatirim hareketine katilmis ve 3 yil gibi oldukça kisa bir sürede petrol üretimi 3 milyon ton seviyesine ulasmistir.

1900 lü yillarin basina kadar ABD, petrol endüstrisinde rakipsiz kaldi ise de, bu dönemden itibaren dünyanin çesitli kesimlerinden yeni rakipler ortaya çikmaya basladi. Dönemin ABD disindaki en önemli üreticisi Bakü'den yaptigi üretim ile Çarlik Rusya'si olmustur.

Bakü'de petrolün varligi çok eski dönemlerden beri bilinmekle birlikte bu bölgenin ilk üretimi 1877 den sonra basladi. Rusya'nin üretici olarak devreye girmesi ile ilk kez ABD ye ciddi bir rakip çikti.

Azerbaycan'da yapilan bu üretim kisa sürede önemli bir gelisme gösterdi. 1890 larda Rusya'nin sahalari, ABD nin Pennsylvania sahalarindan daha verimli hale geldiler.1885 te Rusya, ABD nin üretiminin 2/3 seviyesine gelmistir.

Orta Dogunun petrol bakimindan sahip oldugu zenginligin boyutu esas olarak Ikinci Dünya Savasindan sonra kesfedildi ve büyük çapli üretimler bu dönemden sonra gerçeklesti. Orta Dogu petrolleri uzunca bir süre dünyanin diger bölgelerindeki petrol alanlarinda oldugu gibi batili büyük petrol sirketlerinin hakimiyetinde kaldi.

Batılı petrol sirketlerinin Orta Dogu petrolleri üzerindeki hakimiyetine karsi ilk ve en önemli girisim 1960 yilinda OPEC (Organisation of Petroleum Exploration Countries) in kurulusu oldu. OPEC'in kurulusu öncesinde, Orta Dogunun petrol üreticisi ülkeleri, sirketlere karsi kendileri açisindan daha iyi sartlarin temini için tek tek mücadele ederken, OPEC'in kurulusu ile sirketlere karsi bir birlik olusturmus oldular.

 9) Türkiye'de Petrol

1) Cumhuriyet'ten Önceki Dönemi

Türkiye'de petrolle ilgili ilk bilgiler Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde yer almis ve Van Kalesinde “ neft yaginin kayalardan nebean ederek bir havzi azimin içine nizan” oldugu belirtilmistir. Daha sonralari, Türk-Iran sinirini tespit eden komisyona dahil bulunan W.LOFTUS, Ingiltere'ye döndügü zaman, 1854 yilinda Jeoloji Cemiyeti'nde yayinladigi bir makalede Evliya Çelebi'nin bu yazisini teyit etmistir. Türkiye'nin komsulari Rusya, Iran ve Irak gibi zengin petrol kaynaklarina sahip olabilecegi hususunda jeoloji ve petrol mühendislerinin görüsleri yani sira, yurdun çesitli yerlerinde görülen petrol emareleri de kuvvetli deliller arasinda sayilmistir. Nitekim ülke içinde çesitli yerlerde 50 nin üzerinde gaz, sivi ve kati(asfalt) petrol emaresinin varligi öteden beri bilinmektedir. Ilk petrol aramalari da bu gibi emarelerin yerinde incelenmesiyle baslamistir. Bu dönemde petrol arastirmalari Iskenderun, Trakya, Musul, Erzurum ve Van bölgelerinde olmustur.

- İskenderun Bölgesi
19 uncu yüzyilin sonlarina dogru Osmanli Imparatorlugu sinirlari içinde sondajlarla petrol aramalarina ilk sahne olan yer Iskenderun yakinlarinda Çengen dolaylaridir. Bu yörenin petrol imtiyazinin Sadrazam Kamil Pasa'ya verildigi 1887 yilinda yayinlanan bir fermandan anlasilmaktadir. Bu imtiyaz sonradan Ahmet Necati adinda bir sahsa devrolunmustur.

1890 yilinda, yörede bir Alman-Ingiliz firmasi tarafindan, bir miktar dogal gaza rastlanan 10 adet sig sondaj yapildigi, ancak olumlu sonuç alinamadigi için faaliyetin durduruldugu ve imtiyazin yürürlükten kaldirildigi bilinmektedir.

- Trakya Bölgesi
1897 yilinda bu bölgenin imtiyazi bir fermanla Halil Rifat Pasa'ya verilmis ve Romanya'dan getirilen isçi ve sondörlerle 1898 yilinda Ganos civarinda kuyular açtirilmis, ancak çok önemsiz petrol ve dogal gaz emarelerine rastlanmistir. Ayni yörede Osmanli Bankasi da birkaç sig kuyu ve o zamana göre derin sayilabilecek 403 metre derinliginde bir kuyu açtirmis, fakat ekonomik petrole rastlayamamistir. Sondajlarla petrol aramalarina sahne olan ikinci yer Trakya'da Mürefte ve Sarköy dolaylaridir.

1882 yilinda Cavit Bey isminde bir kisi petrol arama imtiyazi alarak ufak bir sondaj makinesi ile petrol aramis, olumlu bir sonuca ulasamadigi için imtiyazi yürürlükten kaldirilmistir.

1914 yilinda Standart Oil sirketi Mürefte-Hosköy çevresinin jeolojik etüdünü yaptirmistir. Yine ayni yil Thomas isminde bir yabanci hükümetten o yöre için bir imtiyaz almissa da, Birinci Dünya Harbinin çikmasi üzerine faaliyetini durdurmak zorunda kalmistir.

- Musul Bölgesi
Osmanli Imparatorlugu zamaninda Musul bölgesindeki petrol kaynaklari, önceleri arazi sahipleri tarafindan iltizam usulüyle, ilkel bir sekilde el sondaji ile açilan kuyulardan isletilmekte idi. Buradaki petrol kaynaklari, 1898-1899 tarihli fermanlarla Sultan Abdülhamit'in Hassa Hazinesine baglandiktan sonra da iltizam usulüyle isletilmeye devam edilmistir. Ancak Mesrutiyetin ilanindan sonra Sultan, Musul'daki petrol kaynaklarini Mesrutiyet Hükümetine devretmistir.

İstanbul-Bağdat demiryolu imtiyazi ile ilgili olarak 1903 yilinda Deuch Bank adli bir Alman bankasi yapilan sözlesme ile, demiryolu güzergahinin her iki yaninda 20 km. olmak üzere bu bölgenin petrol ve diger madenlerin aranmasi, 2 yillik bir süre ile adi geçen sirkete verilmistir. Bu esnada William D'Arcy adli bir Ingiliz de Osmanli Hükümetine imtiyaz için basvurmustur.

Pek uzun tarihçeleri olan yabanci sermayeli sirketler 9 Mart 1914 te “Turkish Petroleum Co.” adinda bir sirket kurmuslardir. Sirketin sermaye dagilimi söyledir:

Deusche Bank 25 %

Royal Duche 25 %

Anglo Persian 50 %

Osmanli hükümeti bu sirkete Musul petrollerinin arastirilmasi için müsaade edecegi bir sirada Birinci Dünya harbi çikinca sirketin hiçbir faaliyeti olmamistir.

Harbin sonunda müttefikler arasinda yapilan San Remo anlasmasi geregince bu sirketin sermaye dagilimi asagidaki sekilde olmustur:

Anglo Persian 23.750 %

Royal Deuch 23.750 %

French Petroleum Co. 23.750 %

Standart Oil Co. 11.875 %

Socony Vacum Oil 11.875 %

Gulbekyan 5.000 %

- Erzurum ve Van Bölgeleri
Bu bölgelerin, Birinci Dünya harbinin isgal yillarinda (1916-1917) Ruslar tarafindan Güney Kafkasya Demiryollari nam ve hesabina etütleri yapilmis, Hasankale ve Kürzot'ta sondaj ve galeri usulüyle isletmeye girisilmis ise de, hem ekonomik petrole rastlanmayisi hem de Rusya'da ihtilalin patlak vermesi nedeniyle baslanan isler yürütülememistir.

2) Cumhuriyet Dönemi

- 1954 yılına kadar
Bu devrede Türkiye sinirlari içindeki petrol olanaklarini, Hükümet bizzat kendisi arastirmayi bir prensip olarak ele almistir.

1925 yilinda Hükümet nam ve hesabina Dr. Lucius adinda bir yabanci jeolog getirilmis ve petrol belirtileri olan yerlerin hepsinin jeolojik etütleri yaptirilmistir. Bu etütler 2 yil sürmüstür.

24 Mart 1926 tarihinde kabul edilen 792 sayili Petrol Yasasi ile Türkiye Cumhuriyeti sinirlari içinde bütün petrol ve petrol bilesiklerinin tabi oldugu madenlerin aranmasi ve isletilmesi hakki Maden Yasasi hükümlerine uyulmak kosulu ile Hükümete verilmistir.

1930 yilinda ilk defa Türk mühendis ve jeologlarinin da yer aldigi bir grup teknisyen, 1 yil süreyle, yurdun petrol olanak ve olasiligi olan yörelerinin jeolojik etütlerini yapmistir. Bu etütleri yapan grup, Dr. Lucius, Cevat Eyüp Tasman ve Kemal Lokman'dan olusmustur.

20 Mayis 1933 tarihinde 2189 sayili yasa ile “Petrol Arama ve Isletme Idaresi” kuruluncaya kadar ciddi bir etkinlik olmamistir. Bu kurulus, getirdigi 2 Amerikali jeolog ve 1 Isviçreli paleontolog ile petrol olanak ve olasiligi olan tüm bölgelerin yeniden etütlerini yaptirmistir. Bu etütler sonucu yurdumuzda ilk defa petrol arama amaciyla derin bir kuyu açilmasina karar verilmistir. Amerika'dan getirilen sondaj makinesi ve personeli ile açilan bu kuyu, Mardin ilinin Midyat ilçesine bagli Baspirin bucagi yakinlarinda, 13.10.1934 ile 15.06.1936 tarihleri arasinda açilan BASPIRIN-1 arama kuyusudur. Kuyu 1351 metrede kuru kuyu olarak birakilmistir.

20 Haziran 1935 tarihinde çikarilan 2804 sayili yasa ile “Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü” (MTA) kurulmustur. Petrol Arama ve Isletme Idaresi de, Petrol Grubu Direktörlügü adi altinda bu enstitüye baglanmis ve petrol aramalarina yurt düzeyinde ara verilmeden devam edilmistir.

- İskenderun Bölgesi
Bu bölgede genel jeolojik, ayrica jeofizik etütler yapildiktan sonra 1940 yilinda Arsuz ilçesi sinirlari içinde Ekver köyü yakininda 2 kuyu açilmistir. 1944-1945 yillarinda Çengen'de 116 sar m. derinlikte 3 adet test kuyusu açilmis, bunun üzerine yeniden jeolojik etütlere baslanmis ve 3 kuyu daha açilmis, ancak olumlu sonuç alinamamistir.

- Trakya Bölgesi
1935 yilinda Mürefte yakininda Hosköy çevresinde toplam derinligi 355 m. olan 4 adet test kuyusu açilmistir. Bu kuyularda petrol belirtilerine rastlanmis, 1936-1937 yillarinda Mürefte çevresinde 9 adet sig kuyu daha açilmistir. 1 no.lu kuyuda kuvvetli ve devamli, 3 no.lu kuyuda ise 18 saat süreli dogal gaz akisi olmustur. Diger kuyularda önemsiz petrol belirtilerine rastlanmistir. 1 no.lu kuyuda rastlanan dogal gaz ilk günde 85 000 m3 ve 5 atmosfer basinçli iken daha sonra bu miktar 17 000 m3 e inmis ve 2 ay sonra tümüyle kesilmistir.

1938 yilinda Hayrabolu ilçesi yakininda Kabahöyük mevkiinde bir sondaj 371 m. ye inmis, petrol belirtisi görülmedigi için birakilmistir.

- Van Bölgesi
Van ilinin Muradiye ilçesine bagli Kürzot köyü civarinda 1938 yilinda sondaj ve galeri yöntemi ile petrol aramalarina baslanmis, 2 sondaj yapilmis ve kuyular petrol belirtili olarak birakilmistir. Galeri yöntemi ile ve araliklarla petrol üretimi için çok çalisilmis ise de üretim saglanamamistir.

- Adana Bölgesi
Adana'nin 12 km. güneydogusunda, jeolojik ve sismik etütleri yapilan Hoca Ali köyü çevresinde 3 test kuyusu açilmis ve 1938 yilinda derin bir sondaj yapilmistir. Bütün kuyularda dogal gaz belirtilerine rastlanmistir. Bölge jeolojik ve jeofizik etütler yapilarak yeniden gözden geçirilmis ve 1954 yilina kadar 5 adet derin sondaj yapilmis, ancak olumlu bir sonuç alinamamistir.

- Güneydogu Anadolu Bölgesi
Baspirin kuyusundan sökülerek Hermis'e getirilen kablo sistemi sondaj makinesi ile Hermis ve Kerbent'te birer kuyu, rotari sistemi makine ile de Hermis ve Gercüs'te birer kuyu daha açilmis, ancak hiçbirinde ekonomik petrole rastlanmamistir.

Yurdumuzda ekonomik ve ticari anlamda ilk petrol Raman'da bulunmustur. Bu bölgenin jeolojik etüdü ilk olarak 1934 yilinda yapilmis, 1937 ve 1938 yillarinda da etütler sürdürülmüs ve 24 Temmuz 1939 tarihinde Raman Daginin Maymune Bogazinda Raman-1 sondajina baslanmistir.

Raman-1 kuyusunda 20 Nisan 1940 tarihinde 1048 metre derinlikte petrole rastlanmis, kuyu 1052 metrede 3 Haziran 1940 tarihinde bitirilmis ve pompa ile üretim yapilmaya baslanmistir. Kuyunun günlük verimi 10 ton olup API gravitesi 20.8 dir.

Maymune Bogazinda 2 si kablo, digeri hem kablo hem rotari (kombinasyon) sistemi makine ile 3 kuyu daha açilmis, yalnizca 5 no.lu kuyuda, günlük verimi 1 ton olan petrole rastlanmistir.

Maymune Bogazinda açilan 1 ve 5 no.lu kuyulardan elde edilen ham petrolün sondaj kulelerinde ve ulasim araçlarinda kullanimini saglamak üzere 1942 yilinda “Maymune Bogazi Rafinerisi” diye adlandirilan ve günlük 3 ton ham petrol aritabilme kapasitesine sahip olan bir deneme rafinerisi kurulmustur. Bu deneme rafinerisi için gerekli olan kazan, aritma gereçleri vs. Bogaziçi Rafinerisinden sökülüp Diyarbakir'a getirilen malzemeden seçilerek monte edilmistir. 1945 yili sonunda Raman-8 kuyusu tamamlanmis ve ilk defa ticari miktarda petrol bulunmustur. Ancak tank kapasitesinin Yetersizligi nedeniyle uzun süre üretim yapilamamistir. Deneme rafinerisinin günlük aritma kapasitesi 1947 yilinda 9 tona çikarilmis, yeni kuyularla daha da artan üretim nedeniyle 1948 yili Temmuz ayinda günde 200 ton aritma kapasiteli Batman rafinerisi insaatina baslanmistir. Bu rafineri 1948 yili Kasim ayinda devreye girmistir.

1951 yilinda Garzan petrol sahasinin bulunmasindan sonra yillik kapasitesi 330 000 ton olan modern Batman Rafinerisinin kurulmasi kararlastirilmis ve rafineri 1955 yilinda tamamlanmistir.

1954 yilina kadar Türkiye'de petrol aramalari için 84 milyon lira harcanmis, 20 yillik devrede 37 adet arama, 7 adet tespit, 13 adet üretim ve 19 adet test kuyusu olmak üzere toplam 76 adet kuyu açilmis ve 76 402 metre sondaj yapilmis, toplam 95 881 ton petrol üretilmistir.

- 1954 yilindan günümüze
Petrole olan gereksinimin artmasi ve aramalarin yetersiz bulunmasi noktasindan hareketle 7 Mart 1954 tarihinde 6326 sayili yeni “Petrol Yasasi” çikarilmis, böylece izlenen petrol politikasinda yeni bir dönem baslamis ve bu yasa ile aramalarin yerli ve yabanci özel girisim eliyle yapilmasi öngörülmüstür. Yeni Petrol Yasasina dayanilarak 7 Mart 1954 tarihinde kabul edilen 6327 sayili yasa ile “Türkiye Petrolleri A.O.” kurulmus ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'nün ilgili birimleri bu kurulusa aktarilmistir. Petrol Yasasinin uygulanmasinin denetimi de 6326 sayili Petrol Yasasi ile kurulan “Petrol Dairesi Reisligi”ne verilmistir. Daha sonra 13.05.1955 tarihinde kabul edilen 6558; 29.05.1957 tarihinde kabul edilen 6987; 05.04.1973 tarihinde kabul edilen 1702 ve 28.03.1983 tarihinde kabul edilen 2808 sayili yasalarla 6326 sayili Petrol Yasasinin bazi maddeleri degistirilmis ve bazi maddeler eklenmistir. 1702 sayili Petrol Reform Yasasi ile Petrol Dairesi Reisligi, “Petrol Isleri Genel Müdürlügü” ne dönüstürülmüstür. Bu dönem yabanci petrol sirketlerinin yurdumuza gelmeye basladigi ve faaliyetlerin yogun olarak sürdürüldügü dönemdir.

 

10) Birim Çevrimleri

ISI BİRİMLERİNİN METRİK BİRİMLERE DÖNÜŞÜMÜ
1 feet ft X 0.3048 = m
2 pound/in² psi X 6.894757 = kPa
3 psi/ft psi/ft X 22.62 = kPa/m
4 inch in X 2.54 = cm
5 galon gal X 3.785 10-3= m3
6 varil bbl X 0.159 = m3
7 pound/ft3 lb/ft3 X 16.02 = kg/m3
8 golon/dakika gal/dak X 0.00379 = m3/dk
8 galon/dakika gal/dak X 6.31 10-5 = m3/sn
9 libre feet lb/ft X 1.489 = kg/m
10 centipoise cp X 1.0 10-3 = Pa's
11 libreforce/100 ft2 lbf/100 ft2 X 0.4788 = Pa
12
libre/varil lb/bbl X 2.853 = kg/m3
13
1/32 inch 32's in X 0.794 = mm
14
feet-libreforce ft-lbf X 1.3558 = Torb(M.n)
15
varil/feet bbl/ft X 0.5216 = m3/m
16
libreforce lbf X 4.448222 = N
16
libreforce lbf X 0.445 = daN
17
beygir gücü hp X 0.746 = kW
18
derece deg X 1.74533 10-2 = rad
19
Fahrenayt (o F-32) / 1.8 = oC
20
feet2 ft2 X 9.29 10-2 = m2
21
feet3 ft3 X 2.8317 10-2 = m3
22
inch2 in2 X 6.4516 = cm2
22
inch2 in2 X 6.4516 10-4 = m2
23
libremass lbm X 4.536 10-1 = kg
24
mil miles X 1.609 = km
25
Atmosfer Atm X 1.01325 102 = kPa
26
kilopaskal kip X 4.44822 103 = N
27
ton ton X 9.07185 10-1 = mg
27
ton ton X 9.07185 102 = kg
28
feet/dakika ft/dak X 5.08 10-3 = m/s
29
feet/saat ft/s X 8.4667 10-5 = m/s
30
feet3 cuft X 2.8317 10-2 = m3
31
bar bar X 1.0 105 = Pa
32
torba torba X 3.1148 10-2 = m3
33
feet3/torba cuft/torba X 3.1148 10-2 = m3/torba(verim)
34
Fahrenayt/100 feet oF/100 ft X 1.8 101 =mK/m

HAM PETROL
API 141.5/Özgül Ağırlık-131.5
1 acre-foot 7778 varil
1 acre-foot 43560 ft3

DOĞALGAZ
SCFD Standart ft3/gün
1m3 35.32 ft3
6000 SCF 1 varil hampetrol enerji eşdeğeri
1 kw saat elektrik üretimi 0.31 m3/saat doğalgaz kullanımı

AKIŞ DÖNÜŞÜMLERİ
ÖRNEK: 100 US gal/min x 0.0631 liters/sec

Cu Barrels Barrels
US Imp US Cu ft meters liters (42 gal) (42 gal)
gal/ gal/ million per-sec per per per per
dak min gal/day (sec-ft) hour sec min day

US gal/min 1 0.8327 0.00144 0.00223 0.2271 0.0631 0.0238 34.286
Imp gal/min 1.201 1 0.00173 0.002676 0.2727 0.0758 0.02859 41.176
US million gal/day 694.4 578.25 1 1.547 157.7 43.8 16.53 23810
Cu ft/sec 448.83 373.7 0.646 1 101.9 28.32 10.686 15388
Cu m/sec 15852 13200 22.83 35.35 3600 1000 377.4 ...........
Cu m/min 264.2 220 0.3804 0.5886 60.0 16.667 6.290 9058
Cu m/hr 4.403 3.67 0.00634 0.00982 1 0.2778 0.1048 151
Liters/sec 15.85 13.20 0.0228 0.0353 3.60 1 0.3773 543.3
Liters/min 0.2642 0.220 0.000380 0.000589 0.060 0.0176 0.00629 9.058
Bar.(42 gal)/min 42 34.97 0.0605 0.0937 9.538 265 1 1440
Bar.(42 gal)/day 0.0292 0.0243 0.000042 0.000065 0.00662 0.00184 0.00069 1

HACİM DÖNÜŞÜMLERİ
ÖRNEK:20 us gallons x 3.7854=75.508 liters

US Imperial Cubic Cubic Cubic US Kilo
gallons gallons inches feet Liters meters Pounds tons grams

Us gallons 1 0.8327 231 0.13368 3.7854 0.0037854 8338 0.00417 3.782
Imperial gallons 1.20094 1 277.39 0.16054 4.546 0.004546 10.0134 0.005 4.542
Cubic inches 0.004329 0.003605 1 0.0005787 0.016387 0.000016387 0.036095 55409 0.016372
Cubic feet 7.48052 6.229 1728 1 28.317 0.02832 62.3714 0.03119 28.291
Liters 0.2642 0.2200 61.024 0.035315 1 0.001 22029 0.0011 0.1000
Cubic meters 264.2 220.0 61024 35.315 1000 1 2202.65 1.10133 1000.0
Pounds* 0.1199 0.09987 27.71 0.016033 0.4539 0.00454 1 0.0005 0.45359
US tons* 239.87 199.7 55409 32.066 907.9 0.908 2000 1 907.2
Kilograms 0.2644 0.2202 61.08 0.03534 1.000 0.001 2.205 0.0011 1

Değişik endüstrilerde varil kapasiteleri değişmektedir. Mesala
1 Varil (bbl) Bira = 31 US galon (gallon) 1 Varil(bbl) Şarap = 31 US galon
1 Varil petrol =42 US gallon 1 varil(bbl) Viski= 45 US galon
DRUM= Spesifikasyonlara göre hazırlanıp 2 1/2 galondan 55 galona kadar değişen kapasitelerde mevcuttur. En çok kullanılan 5 galon ve 55 galon kapasiteli durum'lardır.

İNGİLİZ BİRİMLERİNİN METRİK BİRMLERE DÖNÜŞÜMÜ
Debi 1 gal (CAN) / dk X 0.0046 m3/dk / gal/dk = 0 0.0046 m3/dk
1 gal (US) / dk X 0.00379 m3/dk / gal/dk = 0.00379 m3/dk
1 bbl /dk X 0.1590 m3/dk / bbl/dk = 0.1590 m3/dk

Yoğunluk 1 lb (CAN) / gal X 99.79 kg/m3 / lb/gal = 99.79 kg/m3
(Çamur ağırlığı) 1 lb (US) / gal X 119.83 kg/m3 / lb/gal = 119.83 kg/m3
1 lb (US) / bbl X 119.83 kg/m3 / lb/bbl = 2.853 kg/m3

Lineer yoğunluk 1 lb /ft X 1.489 kg/m / lb/ft = 1.489 kg/m

Viskozite 1 sn / qt (US) X 1.057 sn/lt / sn/qt = 1.057 sn/lt
PV 1 centipoise X 1 mP/sn / centipoise = 1 mPa's
YP 1 lb / 100 ft2 X 0.4788 Pa / lb/100 ft2 = 0.4788 Pa
Jel Mukavemeti 1 lb / 100 ft2 X 0.4788 Pa / lb/100 ft2 = 0.4788 Pa

Anülüs hızı 1 ft/dk X 0.3048 m/dk / ft/dk = 0.3048 m/dk

Halat 1 ton-mil X 14.317 mjul / t-mil = 14.317 MJ

Kuvvet 1 lb X 0.445 deca-newtons/lb = 0.445 daN

Su ilavesi 1 bbl(42 US gal) X 0.1589 m3 /bbl = 0.1589 m3

GOR 1 ft3 gaz / bbl petrol X 0.177 = 0.177 m3 / m3

İNGİLİZ VE AMERİKAN BİRİMLERİNİN DÖNÜŞÜMÜ

DEĞER
BİRİMLER SEMBOL GÖRELİ METRİK

UZUNLUK metre
inch in -

0.02540

foot ft 12 in

0.30479

yard yd 3 ft

0.91438

fathom - 2 yd

1.82876

Mile(kara) 1760 yd

1609.3149

Mile(deniz) 2029 yd

1853.1232

ALAN metrekare
inchkare in2 -

0.00064513

feetkare ft2 144 in2

0.0928997

Acre - 4840 yd2

4046.81

Milekare(kara) mil2 640 acr

259.0 ha

HACİM metreküp
inchküp in3

0.000016386

feetküp ft3 1728 in3

0.02831531

KAPASİTE

Litre

Galon(US) gal(US)

3.785

Varil petrol bbl 42 gal

158.98

KÜTLE kilogram
once oz

0.02835

libre lb 16 oz

0.45359

Ton(kısaton) shtn 2000 lbs

907.1853

ÖNEMLİ SABİTLER
Hava Yoğunluğu (60 oF-14.6 psia) 0.0764 lb/ft3
Normal atmosfer basıncı (76 mm Hg) 14.691 psi
Yer çekimi (980.665 cm/sn2) 32.174 ft/sn2
Bir beygir gücü (hP) 550.00 lb ft/sn
İngiliz termal birimi (Btu) 778.20 lb
Suyun yoğunluğu (4 oC) 62.43 lb/ft3
Suyun yoğunluğu (4 oC) 8.345 lbf/gal

API DERECESİNE GÖRE TON-VARİL ÇEVRİM TABLOSU
API ÖZGÜL AĞIRLIK TON/VARİL API ÖZGÜL AĞIRLIK TON/VARİL
FAKTÖRÜ (GR/CCC) FAKTÖRÜ (GR/CCC)

10 1.000 0.1590 26 0.898 0.1428
11 0.993 0.1579 27 0.893 0.1419
12 0.986 0.1568 28 0.887 0.1410
13 0.979 0.1557 29 0.882 0.1402
14 0.973 0.1546 30 0.876 0.1393
15 0.966 0.1536 31 0.871 0.1384
16 0.959 0.1525 32 0.865 0.1376
17 0.953 0.1515 33 0.860 0.1368
18 0.946 0.1505 34 0.855 0.1359
19 0.940 0.1495 35 0.850 0.1351
20 0.934 0.1485 36 0.845 0.1343
21 0.928 0.1475 37 0.840 0.1335
22 0.922 0.1466 38 0.835 0.1327
23 0.916 0.1456 39 0.830 0.1319
24 0.910 0.1447 40 0.825 0.1312
25 0.904 0.1437

KATI MADDE KONTROLÜ İLE İLGİLİ ÇEVRİMLER
Ağırlık (lb/gal) 8.6 lb/gal X 120 kg/m3 / lb/gal = 1032.04 kg/m3
Debi (GPM) 2 gal/dk X 0.00378 m3/dk / gal/dk =0.00756 m3/dk
Pompa basıncı 2200 Ibs/in2 X 6.895 kPa/1 lb/in2 = 15200 kPa
Anülüs hızı 145 ft/dk X 0.3048 m/dk/1 ft/dk = 44.19 m/dk

POMPA İLE İLGİLİ ÇEVRİMLER
Gömlek çapı 5 1/2 in X 2.54 mm/in = 139.7 mm
Gömlek boyu 12 in X 2.54 mm/in =304.8 mm
Ağırlık 40000 Ibs X 0.445 daN/1 lb = 17800 daN
Hidrostatik basınç çamur ağ.(ppg) X derinlik(ft)x0.052
(ingiliz birim) 9.0 X 10000x0.052 = 4680 psi g
Hidrostatik basınç çamur ağ.(kg/m3) X derinlik(m)/100
(metrik birim) 1078.44 X 3048/100 = 32870 kPa

POMPA VE HİDROLİK PARAMETRELERİ
Gömlek çapı, rot çapı in X 25.4 = (milimetre) mm
Debi gal/dk X 0.00379 = (metreküp/dak) m3/dk
Pompa basıncı lb/in2 X 6.894 = (kilopaskal) kPa
Çamur hacmi bbl(US) X 0.159 = (metreküp) m3
Çamur ağırlığı lb/pal(US) X 119.8 = (kilogram/metreküp) kg/m3
Ann, dp, kapasitesi bbl/ft X 0.5216 = (metreküp/m) m3/m
Yoğunluk Ibs/ft3 X 16.02 =(kilogram/metreküp) kg/m3
Basınç kaybı psi/ft X 22.62 = (kilopascal/metre) kPa/m

SICAKLIK DÖNÜŞÜMÜ
Santigrat o C+273.15 = (Kelvin) o K
Fahrenayt o F+459.69 = (Rankine) o R
Fahrenayt o F-32)/1.8 = (Santigrat) o C
Santigrat o 1.8 oC+32 = (Fahrenayt) o F
Kelvin o R/1.8 = (Kelvin) o K